6 Nisan 2026, Pazartesi
15:45

Ömer Gürsoy: Şehirlerin Kulübü: ATDSK

Ömer Gürsoy: Şehirlerin Kulübü: ATDSK

Spor yazarı Ömer Gürsoy, ''Şehirlerin Kulübü: ATDSK'' adlı köşe yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

ANKARA - BHA

Spor yazarı Ömer Gürsoy'un ifadeleri:

''Bir şehir büyürken ekonomisi değişir, sosyolojisi dönüşür… ve bütün bunların izdüşümü en net şekilde kulüplerinde görülür. Tenis kulüpleri de bundan bağımsız değildir.

Uzun zamandır Türkiye’de tenis adına en önemli başlıklardan birinin “şehir kulübü” kavramı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir kulüp sadece kortlardan ibaret değildir. Orası bir yaşam alanıdır; insanların bir araya geldiği, sosyalleştiği, nefes aldığı bir merkezdir. Ama aynı zamanda, ülke tenisinin geleceğini inşa eden bir üretim sahasıdır.

İşte tam da bu yüzden, bir kulübün gerçek anlamda “şehir kulübü” olabilmesi için iki temel sorumluluğu birlikte taşıması gerekir:
Hem üyelerinin sosyal hayatına değer katmak, hem de sporcu yetiştirmek…
Biri eksikse, ortaya çıkan yapı eksiktir.

Bugün Türkiye’de ne yazık ki bu dengenin çoğu yerde bozulduğunu görüyoruz. Özellikle kamu arazileri üzerinde yükselen bazı kulüplerin, tenisi bir amaçtan çok sosyalleşmenin aracı haline getirdiği bir gerçek. Oysa kamudan alınan her imkân, beraberinde daha büyük bir sorumluluk getirir: daha fazla sporcu, daha fazla katkı, daha fazla açıklık…

Ama bu tablonun dışında kalan, hatta bu anlayışın ötesine geçen kulüpler de var. Ben bu yapıları “şehirlerin kulübü” olarak tanımlıyorum. Çünkü onlar sadece bulundukları şehre değil, ülkenin dört bir yanına hizmet eder. Turnuvalarla, kamplarla, milli takım süreçleriyle farklı şehirlerden sporcuların da yolu o kulüpten geçer.

Bu tanımın Türkiye’deki en güçlü karşılıklarından biri ise Adana Tenis Dağcılık ve Su Sporları Kulübü.

Adana’da bir kulüp düşünün…
Şehrin en önemli buluşma noktalarından biri. Yüzlerce üyesi var. Sosyal hayatın tam merkezinde. Ama aynı zamanda kortlarında sadece üyeler değil, geleceğin milli sporcuları yetişiyor.

ATDSK’yi farklı kılan şey sadece tesisleri değil. Elbette modern kortları, sporcu alanları, çok branşlı yapısı ve detaylara verilen özen dikkat çekici. Ama asıl fark, bu yapının arkasındaki zihniyette gizli.

Kulüp, altyapıdan başlayıp A Milli takım seviyesine uzanan bir sistem kurmuş durumda. Uluslararası iş birlikleriyle beslenen bu yapı, sadece yerel değil, evrensel bir tenis aklıyla hareket ediyor. Yıllar içinde milli takıma kazandırılan sporcular, bu yaklaşımın en somut göstergesi.

Dahası, bu kulüp kapılarını kapatmıyor.
Aksine açıyor.
Turnuvalar düzenliyor, sporcuları ağırlıyor, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen gençlere fırsat sunuyor.

İşte bu yüzden ATDSK bir “şehir kulübü” olmanın ötesine geçiyor.
O, gerçekten bir “şehirlerin kulübü.”

Şehirlerin kulübü misyonunu en iyi özümseyen ve uygulayan kulüp başkanı Ali Refah Keskin ve değerli yönetim kurulu üyelerini özellikle kutlamak gerekir. Ortaya koydukları bu vizyonun, sadece Adana için değil, Türk tenisi için de önemli bir örnek oluşturduğu açık.

ATDSK modelinin doğudan batıya ülkemizin her ilinde yaygınlaşmasıyla, Türkiye tenisinin çok daha güçlü bir mesafe kat edeceğine inanıyorum. Çünkü bu model; paylaşan, üreten ve geliştiren bir anlayışı temsil ediyor.

Bugün Türk tenisinin ihtiyacı olan şey tam olarak bu model.
Sadece üyeye hizmet eden değil, tenise hizmet eden kulüpler…
Sadece bugünü değil, yarını da düşünen yapılar…

Çünkü tenis, ancak paylaşıldıkça büyür.
Ve bazı kulüpler vardır ki, sadece bir şehre değil, bir ülkeye aittir.''

Benzer Haberler